Salı, Ekim 04, 2016

Halk Filozofu Eşekleri Nasıl Kurtardı

Halk Filozofu Eşekleri Nasıl Kurtardı
80’li yılların sonu, maddi sıkıntıdan bunalan Filozof çoluk çocuğu toplar kendi yurduna Süleymanlı Köyüne göçer. Kış yaklaşır, havalar soğumaya başlar, Filozof sobada yakmak için dağ bayır dolaşarak çalı çırpı, tezek toplamakla meşgul iken; derelerde terk edilmiş çok sayıda başıboş eşeğe rastlar. Bir yaz çalıştırıldıktan sonra kışın yiyeceği yemden tasarruf etmek için vicdansız sahipleri tarafından kurtlara yem olmak için doğaya bırakılan bu hayvanlara acıyan filozof kendi derdini unutur. Öyle ya Filozofluk kolay mı, bu dilsiz varlıkların hakkını kim arayacak? sonra insani davranış ve evrensel ahlak “yaratılmışa zulmetmeyi” en büyük günah saymaz mı? Filozof kendi sıkıntısını unutur eşeklerin derdine düşer. Köye doğru düşünerek gelirken, Tv de haberlerde de en çok kulağına çarpan “Avrupa Birliği” aklına gelir. Ve doğru Köy imamının yanına varır. Onu da ikna ederek caminin mikrofonundan şu duyuruyu yaparlar: “Ey ahali aldığımız habere göre bir ay zarfında, Avrupa Birliğinden gelecek olan tüccarlar köyleri dolaşarak iyi bakımlı eşekleri satın alacaklarmış hem de iyi fiyatla, halkımıza duyurulur”. Bu haberi duyan hayvan sahipleri ıkıla-sıkıla o akşam hayvanlarını araziden getirerek ahırlarına bağlarlar. Aradan bir ay geçer, Köylü tüccarların nerede kaldığını sormaya başlayınca: “Niğde’ye gelmişler hatta Develi’nin köylerinde de alıma başlamışlar diye iş savsaklarken zaten bahar da yaklaşmış. “Avrupa Birliği” sayesinde eşeklere rahat bir kış geçirten Filozof, her türlü yokluğun içinde hayatının en keyifli dönemini yaşamıştır. Bu hadiseyi arkadaşlarına büyük bir keyf ile anlatırken kendi halinden zerre kadar bahsetmemiştir. Zaten onun en büyük vasfı da bu yönüdür. Sadece kızdığında bu hadiseyi hayatında yaptığı “en büyük kahramanlık” olarak anımsar.

Hiç yorum yok: